UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ-KOLLUK GÖREVLİSİNİN TANIK OLARAK DİNLENMESİ
T.C. YARGITAY 10.CEZA DAİRESİ
ESAS NO: 2014/1 KARAR
NO: 2014/5430 KARAR TARİHİ: 11.07.2014
>UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU - GİZLİ SORUŞTURMACI -
TUTANAKLARI DÜZENLEYENLERİN ADLİ KOLLUK GÖREVLİSİ OLUP OLMADIKLARI - EKSİK
ARAŞTIRMA VE YASAL OLMAYAN GEREKÇE İLE HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZ OLUŞU -
HÜKMÜN BOZULDUĞU
ÖZET: Olayda, tutanakları düzenleyenlerin adli
kolluk görevlisi olup olmadıklarının belirlenmesi, <adli kolluk
görevlisi> iseler bunların tanık olarak dinlenmesi, sonucuna göre tüm
deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi
gerekirken, eksik araştırma ve yasal olmayan gerekçe ile hüküm kurulması
isabetsizdir.
(5237 S. K. m. 43, 188, 220) (5271 S. K. m. 58,
217) (YCGK 02.10.2012 T. 2012/3-472 E. 2012/1798 K.)
Dava ve Karar: Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Davanın Geçirdiği Aşamalar:
Sanık hakkında <uyuşturucu madde ticareti
yapma> suçundan kamu davası açılarak sanığın TCK'nın 188. maddesinin 3.
fıkrası ve 43. maddesi gereğince cezalandırılması istenmiştir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucu
07.08.2012 tarihinde, belirtilen yasa hükümleri gereğince sanığın mahkûmiyetine
karar verilmiştir.
Hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi
üzerine Dairemizce 28.03.2013 tarihinde <suç tarihlerinin gerekçeli karara
yanlış yazılması, tutanakları düzenleyen görevlilerin dinlenmesi gerektiğinin
gözetilmemesi ve suç konusu maddelerden raporu bulunmayanlarla ilgili olarak
uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınmadan sanık hakkında TCK'nın 43.
maddesinin uygulanması> yasaya aykırı görülerek hüküm bozulmuştur.
Yerel Mahkeme tarafından, duruşma hazırlığı
(tensip) aşamasında, bozmanın gereklerinin yerine getirilmesi kapsamında
verilen karar uyarınca Emanet Memurluğu ile Emniyet Müdürlüğü'ne yazı
yazılmıştır.
Emanet Memurluğu'nca, Malatya Adli Tıp Grup
Başkanlığı'ndan alınan raporun suç konusu maddelerin tümüyle ilgili olduğu;
Emniyet Müdürlüğü tarafından ise gizli soruşturmacıların açık kimlik ve
adreslerinin bildirilmesinin ve tanık olarak dinlenmelerinin uygun olmadığı
bildirilmiştir. Bunun üzerine Yerel Mahkeme tarafından, suç tarihlerine ilişkin
bozmaya uyulmasına, diğer bozma nedenlerine karşı direnilmesine karar
verilerek, önceki şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiş;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca yapılan inceleme sonucu 19.11.2013 tarihinde
2013/621-457 sayı ile <Yerel mahkemece öncelikle, bozmadan sonra düzenlenen
tensip zaptında gizli soruşturmacıların tanık olarak dinlenilmek üzere hazır
edilmesi ve Adli Emanetin 2012/772 sırasında kayıtlı bulunan maddelerin
tamamının Ali Tıp Kurumuna gönderilmesi için mahkemeye yollanması talep edilmek
suretiyle bozmanın gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı, akabinde ilgili
kurumlardan gönderilen yazı cevapları üzerine ilk hükümde yer almayan yeni ve
değişik gerekçelerle karar verildiği anlaşılmakta olup, yerel mahkemenin son
uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire
denetiminden geçmemiş bulunan bu yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel
Kurulunca incelenmesi mümkün görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi
gerekmektedir.> şeklindeki gerekçe ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
B) Yerel Mahkemenin Son Kararının Niteliği:
Somut olayda, bozma doğrultusunda karar verilip
işlem yapılması nedeniyle, Yerel Mahkeme tarafından Dairemizin bozma ilamına
<eylemli olarak uyulmuştur.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2012 tarihli
ve 2012/472-1798 sayılı kararı ile bu kararda belirtilen diğer kararlarına
göre; Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına ilişkin kararlar ara kararı
niteliğinde değildir. Bozmaya uyulduğunda, bozma kararı gereğince işlem
yapılması zorunludur. Sonradan, uyma kararının bir kısmından veya tamamından
açıkça ya da üstü örtülü olarak geri dönülmesine olanak yoktur.
C) Gizli Soruşturmacıların Hukuksal Durumları:
1- Gizli soruşturmacı hangi suçlarda
kullanılabilir?
a) TCK'nın 220. maddesinin birinci fıkrasında
tanımlanan <örgüt kurma> ve <örgütü yönetme> suçları,
b) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması
şartıyla 139. maddede sınırlı olarak sayılan diğer suçlar.
2- Gizli soruşturmacı <tanık> olarak
dinlenebilir mi?
a) Sanık, gizli soruşturmacı tarafından düzenlenen
rapor veya tutanağa itiraz etmiş olup da, bu rapor veya tutanak dışında sanık
aleyhinde mahkûmiyetini gerektirecek delil yoksa;
aa) Gizli soruşturmacının tanık olarak dinlenmesi
ve düzenlediği rapor veya tutanağa uygun beyanda bulunması durumunda sanık
hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi muhtemel ise, gizli soruşturmacı tanık
olarak dinlenmelidir.
bb) Gizli soruşturmacı CMK'nın 58. maddesi uyarınca
ve kimliği mutlaka gizli tutularak dinlenmelidir.
cc) Dinleme sırasında sanık ve müdafiine soru sorma
olanağı tanınmalıdır.
dd) Duruşmada dinlenmeyen gizli soruşturmacının
düzenlediği rapor veya tutanak hükme esas alınamaz.
b) Sanık, gizli soruşturmacı tarafından düzenlenen
rapor veya tutanağın doğru olduğunu söylemiş ise ya da bu rapor veya tutanak
dışındaki deliller sübut için yeterli ise; gizli soruşturmacının dinlenmesine
gerek yoktur.
c) Gizli soruşturmacının, düzenlediği rapor veya
tutanağa uygun olarak beyanda bulunması halinde bile, sübutun varlığı kabul
edilmeyecek ise; sonuca etkisi olmayacağı için gizli soruşturmacının
dinlenmesine gerek yoktur.
3- Örgütlü olmayan suçlarda gizli soruşturmacı
görevlendirilmiş ise, gizli soruşturmacının hukuki statüsü nedir ve topladığı
deliller hukuka uygun delil olarak kabul edilir mi?
a) Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kişi
adli kolluk görevlisi değil ise;
aa) Delil toplama yetkisi bulunmadığından, elde ettiği
deliller ve bu bağlamda düzenlediği rapor veya tutanak <hukuka aykırı>
delil niteliğinde olup hükme esas alınamaz.
bb) Bu görevlinin tanık olarak dinlenmesi de
gerekmez.
b) Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kişi
adli kolluk görevlisi ise;
aa) Adli kolluk görevlisi, kollukla ilgili kanunlar
ile CMK'daki hükümlerde yer alan genel yetkisi ve görevi kapsamında olmak
üzere, Cumhuriyet savcısının sözlü veya yazılı emirleri doğrultusunda delil
toplayabilir. Bu nitelikte topladığı deliller hukuka uygundur. Bu nedenle,
örgütlü olmayan suçlar için gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen ve adli
kolluk görevlisi olan kişinin statüsü <adli kolluk görevlisidir.>
bb) Adli kolluk görevlisi tarafından düzenlenen
rapor veya tutanak dışında, sanık aleyhinde delil yoksa, adli kolluk
görevlisinin tanık olarak dinlenmesi ve düzenlediği rapor veya tutanağa uygun
beyanda bulunması durumunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi muhtemel
ise; adli kolluk görevlisi tanık olarak dinlenmelidir.
cc) Adli kolluk görevlisi, diğer tanıklar gibi
kimlikleri gizlenmeden dinlenmelidir.
D) Somut Olaydaki Görevlilerin Statüsü:
Kolluk görevlilerince, uyuşturucu madde
sattıklarına ilişkin istihbari bilgi edinilmesi ve Elazığ Cumhuriyet
Başsavcılığı'nın talebi üzerine Elazığ 1. Sulh Ceza Hakimliği'nce 25.01.2012
tarihinde <uyuşturucu madde alımı yapmaları, delil toplamaları ve teknik
araçlarla görüntü almaları> için üç personelin <gizli soruşturmacı>
olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilenler
tarafından düzenlenen raporlarda sanıktan üç değişik tarihte esrar satın
alındığı belirtilmiştir.
Sanığa isnat olunan suçun <örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmemiş olması> nedeniyle, görevlendirilenlerin <gizli
soruşturmacı> olarak kabul edilmeleri mümkün değildir.
Bu kişiler adli kolluk görevlisi ise, kollukla
ilgili kanunlar ile CMK'daki hükümlerde yer alan genel yetkileri ve görevleri
kapsamında olmak üzere, Cumhuriyet savcısının sözlü veya yazılı emirleri
doğrultusunda delil toplayabilirler. Bu durumda statüleri <adli kolluk
görevlisidir>.
Sanık aleyhindeki deliller, görevliler tarafından
düzenlenen raporlar ve fotoğraflardan ibarettir.
Sanık tüm aşamalarda, adli kolluk görevlisi
statüsündeki görevliler tarafından düzenlenen tutanaklara itiraz etmiş ve
görevlilere uyuşturucu madde satmadığını söylemiştir.
CMK'nın 217. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen
<hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış
delillere dayandırabilir> hükmü uyarınca, olayda <gizli soruşturmacı>
sıfatıyla görev yapanlar <adli kolluk görevlisi> ise bu üç görevlinin
tanık olarak dinlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tartışılarak
belirlenmesi zorunludur.
E) Sonuç:
Açıklanan durumlar ve eylemli olarak uyulmasına
karar verilen Dairemizin 28.03.2013 tarihli 2013/2559 esas ve 2013/2884 karar
sayılı bozma ilamı gereğince;
13.03.2012, 14.03.2012 ve 30.03.2012 tarihli
tutanakları düzenleyenlerin adli kolluk görevlisi olup olmadıklarının
belirlenmesi, <adli kolluk görevlisi> iseler bunların tanık olarak
dinlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki
durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yasal olmayan gerekçe ile
hüküm kurulması,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin temyiz
itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün
BOZULMASINA, 11.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yorumlar
Yorum Gönder