İŞÇİNİN MAAŞ HESABINA BLOKE KOYULAMAZ
T.C
YARGITAY
11.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :
2012/5840
KARAR NO :
2013/236
KARAR TARİHİ:09.01.2013
:>>: BANKADAN ALINAN MAAŞ HESABI
ÜZERİNE HACİZ İŞLEMİ OLMADAN,HAKSIZ BİR ŞEKİLDE BANKA ALACAĞINDAN DOLAYI BLOKE
KONULMASI.
:>>: BLOKENİN KALDIRILARAK DAVA
TARİHİNE KADARDA HAKSIZ KESİLEN AYLIKLARININ AYNEN İADE EDİLMESİ GEREKİRKEN,
MAHKEMECE SADECE BLOKENİN KALDIRILIP, KESİNLEN AYLIKLARIN İADESİ TALEBİN'İN
REDEDİLMESİ ÜZERİNE VERİLEN BU HAKSIZ KARAR BOZULMUŞTUR.
Taraflar arasında görülen davada ...3. Asliye
Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.09.2011 tarih ve 2010/330-2011/249 sayılı
kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz
dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik
Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki
dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten
sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın
...Şubesi'nde maaş hesabının bulunduğunu, bu hesaba yatan maaşı üzerine, icra
memurluğunca verilmiş herhangi bir karar olmamasına karşın davalı bankanın 2009
yılı Ocak ayından itibaren müvekkilinin kefil olduğu kredi borcunun ödenmemesi
gerekçesiyle bloke koyduğunu, maaş
hesabının tamamının üzerine bloke konulmasının İİK'nun 83/2. maddesine açıkça
aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin maaş hesabı üzerine
konulan blokenin kaldırılmasına, 28.899 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan
tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında
imzalanan genel kredi sözleşmesinde, davacının bankada bulunan mevduatları ve
alacakları üzerinde bankanın rehin, hapis ve mahsup hakkının bulunduğuna
ilişkin hüküm olduğunu, müvekkilinin bu hüküm uyarınca işlem yaptığını
savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen
bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın kefili olduğu
kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın davacıya yönelme hakkının
bulunduğu, kredi sözleşmesinde davacının bankada bulunan hesaplarına bloke
konulmasına ilişkin hüküm bulunmakta ise de bu hükme dayalı olarak davacının
tek geçim kaynağı olan maaşının tamamının bloke edilerek geçim kaynağının yok
edilmesinin kabul edilemeyeceği, İİK hükümleri uyarınca maaşların ancak kısmen
haczedilebileceği ve bu kısmın da 1/4 den az olamayacağı, davacının gelir
durumu ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında yapılan bloke işleminin
maaşın 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasının uygun görüldüğü, fazlaya
ilişkin bloke işleminin yerinde olmadığı, istirdat istemi yönünden ise yapılan
kesinti işlemlerinin icraya yönelik bir işlem olmaları, kredi alacağının halen
tamamının tahsil edilmemiş olması, hukuka uygun olmayan şekilde uygulanan bloke
işlemleri ile tahsil edilen miktarların da alacak aslının belli bir kısmına
tekabül etmesi ve uygulanan kesinti miktarını düzenleyici mahkeme kararının
ancak karar tarihinden sonra uygulanabilecek nitelikte bulunması karşısında
talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle istirdat isteminin reddine, davacının
maaşından yapılan kesintinin, maaşının 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasına
karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının maaş hesabı üzerine
konulan blokenin kaldırılması ve bu yolla tahsil edilen paranın isdirdadı
istemine ilişkindir. İİK'nun 83. maddesi
uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısım maaşın ¼'ünden
aşağı olamaz. Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz
olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir. O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde
davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının
davacıya ait maaş hesabının tamamını bloke etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Esasen bu hususlar mahkemenin de kabulünde bulunmaktadır. Ancak, mahkemece
davalının yaptığı kesintinin icraya yönelik olması, kredi alacağının tamamının
tahsil edilmemiş bulunması, kesinti miktarını düzenleyen mahkeme kararının
ancak karar tarihinden sonra uygulanabileceği gerekçesiyle istirdat istemi
reddedilmiştir. Yapılan bu değerlendirme dosya içeriği ile uyuşmamaktadır.
Zira, davalı tarafın davacının maaşının tamamını bloke etmesinin yasal dayanağı
olmadığına göre davalının haksız biçimde tahsil ettiği parayı iade etmesi
gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, yapılan açıklamalar çerçevesinde
değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde
hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı
vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan
nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı
yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin
sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz
peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.01.2013 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.
Yorumlar
Yorum Gönder