BELİRSİZ ALACAK DAVASI-ZAMANAŞIMI
YARGITAY 7. Hukuk Dairesi
ESAS: 2015/4773
KARAR: 2015/9246
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün,
Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin
süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davalıların temyizi yönünden; dosyadaki yazılara, hükmün
Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı
maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik
görülmemesine göre davalıların yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının
reddine,
2- Davacının temyizi yönünden; dosyadaki yazılara, hükmün
Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı
maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik
görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz
itirazlarının reddine,
3-Davacı, iş akdinin davalı tarafından haksız şekilde
feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık
izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve asgari geçim indirimi ücreti
alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına
uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Bilindiği gibi, "belirsiz alacak davası" 1086
Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda düzenlenmediği halde 01.10.2011
tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile düzenlenmiş
bir dava çeşididir. Kanunumuzda “belirsiz alacak davası”nı düzenleyen hüküm
(m.107), İsviçre Medenî Usul Kanununa oldukça paraleldir. Belirsiz alacak davası,
Alman Medenî Usul Kanununda açık olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, öğreti
ve Alman Federal Mahkemesi tarafından yüzyılı aşkın bir zamandan beri kabul
edilmektedir. HMK nun 107' nci maddesinde düzenlenen “belirsiz alacak davası”,
İsviçre ve Alman hukuklarında “rakamlandırılmamış alacak davası ”veya
“rakamlandırılmamış alacak talebi” ibareleri ile anılmaktadır. Belirsiz alacak
davası, hukukî niteliği itibariyle bir eda davasıdır. Belirsiz alacak davası
açılabilmesi için, davacının dava açacağı miktarı ya da değeri, tam ve kesin
olarak gerçekten belirleyebilmesinin imkânsız olması ya da bunun kendisinden
beklenememesi gerekir. Davacı açılacak davanın miktarını tam ve kesin olarak
biliyorsa, yahut bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Belirsiz alacak davasının açılmasının sonuçlarından biri de
zamanaşımının kesilmesidir. (BK m.133/2).Yargıtay'ın bu güne kadar ki
uygulamalarına göre zamanaşımı kesilmesi, dava dilekçesinde talep edilen
miktarla sınırlıdır ve dava edilmeyen kısım için zamanaşımı kesilmez. Ne var
ki, bu kuralı HMK m.107 ile hukukumuza yeni giren belirsiz alacak davası
bakımından uygulayabilmek mümkün değildir. Aksinin kabulü, belirsiz alacak
davasının kanun koyucu tarafından usul kanununda düzenlenmesine rağmen (daha başlangıçtan)
reddi anlamına gelir. Belirsiz alacak davasında, kısmî alacak davasından farklı
olarak, dava sırasında belirli hale gelen alacağın davaya sokulmasına izin
verildiğinden, geçici talep sonucu ile açılan belirsiz alacak davasında,
ileride belirli hale gelecek olan alacağın tamamı için zamanaşımı kesilmesi
sonucu ortaya çıkar. Asgari miktar belirtilerek açılan belirsiz alacak
davasında mahkemece yapılan araştırma esnasında alacağın miktarının veya
değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı,
iddianın genişletilmesi yasağına (m.141, 319) tâbi olmaksızın davanın başında
belirtmiş olduğu talebini arttırabilir. Yapılan bu arttırım zamanaşımına tabi
değildir.
Somut olayda; dava belirsiz alacak davası olarak açılmış
olup miktar artırım dilekçesine karşı davalı tarafça ileri sürülen zamanaşımı
savunmasının reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımı savunmasına itibar
edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı
olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle
BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine, 18/05/2015 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
Yorumlar
Yorum Gönder